Son dakika haberi bulunmamaktadr.

Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynaðý

HABER ARA


Geliþmiþ Arama

SON YORUMLANANLAR

    Ýlçemizin Tarihi

    Ýlçemizin tarihinini bundan 5 bin yýl öncesine kadar dayandýðý bilinmektedir.

    Kategori  Kategori : Ýlçemizden Haberler
    Yorumlar  Yorum Sayýsý : 0
    Okunma  Okunma : 282
    Tarih  Tarih : Austos-17-2010, 11:53

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    Ýlk yerleþimi Paleolitik Döneme (Yontma Taþ Çaðý) uzanan Ankara ve güzel ilçesi Akyurt’un iyi bilinen en eski tarihi Eki Tunç Çaðý’na (M.Ö.III. Bin) kadar iner. Gerek balýkhisar köyü Höyüktepe mevkiinde bulunan höyükte, gerekse Elecik köyü sýnýrlarý içinde yer alan Kýzýleþik Mevkiinde tümülüs üzerinde dolgu toprakta ele geçen çanak çömlek parçalarýnýn tarihlendirilmesi Akyurt sýnýrlarý içinde yerleþimin M.Ö. III. bin yýlýndan beri varolduðunu göstermektedir.

     

    Balýkhisar köyüne 1 km. uzaklýkta, köyün kuzeydoðusunda yer alan 15 metre yükseklikte 200x300 çapýndaki höyükte Eski Tunç Çaðýnda (M.Ö. III. bin)günümüze yerleþim olduðu tespit edilmiþtir.eski tunç çaðýnda karþýmýza çýkan ilkler arasýnda; bakýr ile kalayýn karýþtýrýlarak tunç madeninin elde edilmesi geleneksel Anadolu mimarisini temsil eden taþ temelli kerpiç duvarlý konutlar, maden kullanýlmasý, seramik yapýmýnda form olarak zenginlik ve bezeme, madeni kaplarýn taklidi çanak-çömlek yapýmý, dönemin sonlarýnda kullanýlmaya baþlanan seramik çarkýnýn kullanýlmasýdýr.Elecik köyü sýnýrlarý içinde yer alan Kýzýleþik Tümülüsü kazýsý Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürlüðü’nce 21-23 Eylül 1987 tarihleri arasýnda yapýlmýþtýr.Roma dönemine ait tümülüste ele geçen eserler Ýmparatorluk Dönemine ait koku kaplarý, bir çift altýn küpe, bir yüzük, bir kolyeye ait 7 muhtelif yaprak ve þerit parçalarý, bronz menteþe parçasý 4 bronz halka ve döðme tekniði ile yapýlmýþ 3 adet çividir. Mezardan çýkan eserle ve mezarýn mimari yapýsý M.S. 1.2. yüzyýlýn özelliklerini taþýmaktadýr. Ayrýca tümülüsün örtü topraðý içinde M.Ö. III. bine ait çanak çömlek parçalarý bulunmuþtur. Bu çanak çömlek parçalarý tümülüs yakýnýndaki bir höyükten taþýnmýþ olmalýdýr.

     

    Akyurt’ta bulunan mermer bir yýlan heykeli, Roma dönemine ait olup, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin ‘Çaðlar Boyu Ankara’ bölümünde sergilenmektedir.Roma dönemine ait eserler ilçe sýnýrlarý içerisinde köylerimizde de hali hazýrda mevcut olup, bunun en iyi örneklerini Elecik köyünde ilköðretim okulu bahçesinde ve köy yolunda, Güzelhisar (Kýzýlhisar) köyü meydanýndaki çeþmenin üzerinde de görebilmek mümkündür. Bun dönemin ardýndan M.Ö. 21’de Galatya (Ankara, Çankýrý, Yozgat) yöresi bir Roma eyaleti haline gelince, bu yol güzergahýnýn hemen üzerinde, ayný zamanda ‘Krallar Yolu’ denilen bu yolda Akyurt’ ta, tarih içindeki önemi sürdürmüþtür.Daha sonra sonralarý Bizanslýlar, Anadolu Selçuklularý, Daniþmendliler arasýnda el deðiþtirmiþtir.13. yüzyýlýn ikinci yarýsýnda Moðol akýnlarýndan kaçan çok sayýda esnaf ve zanaatkarýn Anadolu’ya göçleri sonucu ekonomik ve toplumsal yaþamda deðiþiklikler olmuþ, Akyurt’ta bulunduðu konumdan dolayý bundan etkilenmiþtir. 1071 Malazgirt savaþýndan sonra Anadolu kapýlarý Türklere açýlmýþ ve gruplar halinde içerlere doðru akmýþlardýr.Ankara, Kýrþehir, Yozgat, Çorum, Kastamonu, Çankýrý ve Eskiþehir çevresinde Türk göçlüðünün yoðun olduðu ve bu çevrelerin ilk Türkmenlerce yurt ve otlak olarak kullanýldýðý kayýtlardan anlaþýlmaktadýr.

     

    Oðuzeli’ nin, kollarý olan bu insanlar, yukarýda bahsi geçen illerimiz ve çevrelerine yerleþirken, Akyurt’ta bunu yoðun olarak yaþayan bir yöre olmuþtur. Oðuzhan’ ýn, altý oðlundan olma 24 torununun isimlerinden bazý boy adlarý yörede yaþatýlmaktadýr. Prof. Dr. Faruk Sümer, Oðuzlar ve Türkmenler adlý kitabýnda bu konuyu o günün araþtýrma þartlarý içerisinde en güzel ve doðru þekliyle oluþturmuþ ve kitaplaþtýrmýþtýr.

     

    Bu eserden özetle aktarýlabilecek bilgilerimizde þunlardýr:

    Oðuz: Ok+Uz þeklinde tahlil edilmiþtir. Buna göre Ok; boy(kabile) ‘Z’ de cemi adatýdýr. Böylece Oðuz sözünün boylar demek olduðu ortaya çýkmaktadýr. Ok’ un eski zamandan beri ‘boy’ anlamýna geldiði bilinmektedir. Batý-Göktürk Devleti de 10 boya dayanmakta olup, buna 10-Ok denilmekteydi. Oðuzeli iki kula ayrýlmakta bunlardan birine Bozok ötekisine de Üç-Ok adý verilmektedir. Ýki adýn Üçok’tan meydana geldiði bilinmektedir. Bozok’ unda ‘yayý’ ifade ettiði bilinmektedir.

     

    Burada yeri gelmiþken kýsa bir bilgi olarak þunu da sunmak istiyoruz. VI. Yüzyýl Türkçe konuþan el (kavim)’ lerden  ancak biri Türk adýný taþýyordu. Bu el’ in adý olan Türk (O zamanlar Törük = Türük) sözünün Yörük (Yöremekten) gibi, Törümek mastýrýndan geldiði bilinmektedir. Bu Türk kavmi, adý geçen yüzyýlda, Çin Settinden Hazar Denizine kadar olan bölgede bir imparatorluk kurmak suretiyle, hemen bütün Türkçe konuþan kavimleri idareleri altýna toplamýþtýr. Bu keyfiyet yakýn – doðuda Türk adýna Türkçe konuþan bütün kavimleri içine alan umami bir anlam kazandýrmýþtýr. Türkler, ancak Müslüman olduktan sonra yakýn doðudaki dindaþlarýndan Türk kelimesinin bu geniþ manasýný öðrenmiþlerdir. Oðuz Türklerine Türk adýný verenlerde yine yakýn – doðu Müslümanlarý olmuþtur. Yine Türkmen adýna baktýðýmýzda da Türk – Man (Manend)’ dan meydana geldiði oldukça yaygýn bir fikir olarak görülmektedir. Ýkinci fikre göre de, Türkmen Türk-i imandan gelmektedir. Zamanýmýzda ise, Türkmen sözünün sonundaki men-in Türkçe mübala eki olduðu (kocaman, azman) söylenerek bu adýn Öz-Türk anlamýna geldiði üzerinde durulmaktadýr. Kýsaca bu bilgilere baktýktan sonra Akyurt’ un eski adý olan Ravlý’ nýn ve hemen yanýndaki Kýzýk ve Büðdüz köylerinin de Reþit-Ud Din’in çizelgelerinde de belirttiði Oðuzeli’ nin kollarý olduðunu görüyoruz. Ve yine bilinen bir gerçekte Anadolu’ya gelen Oðuz boylarýnýn, Türkmenlerin, atalarýnýn isimlerini yaþadýklarý yörelere verdiklerini ve onlarýn sadece isimlerini deðil, gelenek ve göreneklerini de yaþattýklarýdýr.

     

    Ýlçenin eski ve yeni isimleri konusundaki bulgularýmýza baktýðýmýzda Kaçkarlý’ da Alka-Bölük olarak Reþid-ud’ in çizelgesinde de Alka Ravlý olarak Karþýmýza çýkan bu boy zaman içinde Ravlý olarak telafuz edilip Oðuz Türkçesinde karþýlýðýný Avlu, Evli, Ývli olarak verilmiþtir. Bunun yurt manasýnda alýnabilmesi de söz konusudur. Nitekim Cumhuriyet döneminde Akyurt isminin ortaya çýkýþý ve ilçeye veriliþi ( Ýçiþleri Bakanlýðý 5442-2/C 1961 ) geçmiþten gelen güzel bir geleneðin bugünkü Türkçemizde yaþatýlmasý þeklinde ortaya çýkmýþ Alka’nýn Ak, Ravlý’nýn da yurt olmasý þeklinde yerini bulmuþtur. Oðuz Türkçesinde harflerin yer deðiþtirilmesi bilinir. Týpký, Yabgu – Beygu örneðinde olduðu gibi. O takdirde de þunu müþahade edebilmemiz mümkündür. Alka’nýn yerini bugün ‘ak’ , Ravlý’nýn ki ifade ettiði mana ‘Avlu, Evli, Ývli’ þeklinde telafuz edilir. Anlamýnda da- ‘Nereye varsa baþarý gösterir’-i görebiliriz.16. Yüzyýldan buyana bütün boylar, yer adý kaybýna uðramýþ olmakla beraber yörede bu isimler kalmýþtýr.Akyurt, tarih boyunca sadece ülkemizin dört bir yanýndan deðil, yurt dýþýndan da gelen tüm insanlara, O ak ve güzel baðrýný açmýþ, zaman zaman konuk ettiði gibi yerleþik olarak kalmalarýný da saðlamýþtýr.Onlara yurt olmuþtur. Bunu da daha sonra izleyeceðimiz Osmanlý Tahrir Defteri kayýtlarýndan görebilmemiz mümkündür.Þimdi kýsaca Kýzýk ve Büðdüz isimlerinin manalarýna da bakalým.

    KIZIK: Anlamý itibariyle ‘kuvvetli ve yasakta ciddi’

    BÜÐDÜZ: ‘Herkese tevazu gösterir ve hizmet eder’ anlamýndadýr.

     

    Tüm bu bilgilerin ardýndan da devam eden tarihe baktýðýmýzda Birinci Anadolu Beylikleri döneminde Danýþmentli sultaný Gümüþ Tigin Ahmet Gani’nin Sivas baþkent olmak üzere Malatya, Tokat ve Amasya’ da  egemenlik kurmuþ olduðunu, Ahmet Ganinin ölümünden sonra oðlu Emigazi’nin Ankara, Çankýrý illeri olarak sýnýrlarýný Bolu’ya kadar geniþlettiði bilinmektedir. Emirgazi’nin ölümünden sonra, II. Kýlýçarslan (1178) de bu beyliðin topraklarýný Anadolu Selçuklu Devleti sýnýrlarý içerisinde almýþtýr. Selçuklu Ordusunun (1243) tarihinde yapýlan Kösedað Meydan Savaþý ile Moðol ordusuna yenilmesi Moðollar, 150 sene müddetle Anadolu’nun maddi ve manevi kaynaklarýný yaðmalamýþlardýr.

     

    Moðol sömürüsü altýnda ezilen Selçuklu Devleti bütün gücünü kaybetmiþ, II. Mesut’tan sonra daðýlarak yerini beyliklere býrakmýþtýr(1308). II. Anadolu Beylikleri döneminde kurulan Eretna Beyliði ( 1335-1390 ) Ankara, Kayseri, Konya ve Erzurum’a kadar geniþ bir alan üzerinde hakimiyet kurmuþtur. Eretna sülalesine de Kadý Burhanettin Ahmet son vermiþtir. Kadý Burhanettin 1397-1398 tarihinde öldürülmüþtür. Oðlu Alaattin Çelebi (Zeynel Abidin) kýsa bir süre Sivas’ta tahta çýkmýþtýr. Bu arada Anadolu halký yaklaþan Timur tehlikesinin de etkisiyle Osmanlý Devletine tabi olmuþ, katýlmýþtýr. Bu dönemde de görevlerinin bilincinde olan Akyurt halký, Osmanlýnýn yanýnda yer almanýn yaný sýra, Osmanlý Padiþahý Yýldýrým Beyazýt Hana’ da otaðýný kurduðu yeri vererek ev sahipliði yapmýþtýr. Bunu da Genelkurmay Baþkanlýðý’nca hazýrlanmýþ krokilerden görebiliriz.

    Yazdýrýlabilir Sayfa Yazdýrýlabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

    Ýlçemizden Haberler

    En Çok Okunan Haberler

    GALER

    AKYURT BLD SPOR U17 TAKIMIMIZ

    ANKET

    SÝZCE BU SEZON AKYURT BLD. SPOR TAKIMIMIZ LÝGDE BAÞARILI OLUR MU?




    Tüm Anketler


    RSS Kaynaðý | Yazar Giriþi

    Altyap: MyDesign Haber Sistemi